TARIM DANIŞMANLIĞI, SAHANIN KURUMSAL SİNİR SİSTEMİDİR

 


TARIM DANIŞMANLIĞI, SAHANIN KURUMSAL SİNİR SİSTEMİDİR

Danışman performansı, veri kalitesi ve çözüm hızını belirler.

Tarımda sistemler, sadece bütçe ve mevzuatla çalışmaz. Sistemleri çalıştıran, sahadan merkeze bilgi taşıyan, merkezden sahaya uygulama geri dönüşünü mümkün kılan bir “ileti ve refleks” kapasitesidir. İnsan bedeninde sinir sistemi neyse, tarım yönetiminde tarım danışmanlığı odur. Çünkü tarım danışmanı, üreticinin gündelik gerçekliğine en yakın duran teknik omurgayı temsil eder. Suyun azaldığını, hastalığın yayıldığını, maliyet baskısının üretimi kilitlediğini, pazara erişimin daraldığını ilk gören danışmandır. Bu nedenle tarım danışmanlığı, sahadaki bilgi akışının kurumsal sinir sistemidir. Bu sinir sistemi zayıfsa, devletin refleksi gecikir, üretici yalnız kalır, piyasa dalgalanması büyür.

Danışmanlık kapasitesini yalnızca “eğitim verme” veya “evrak tamamlama” başlığına sıkıştırmak, tarımı yönetilemez hale getirir. Günümüz tarımında danışmanlığın asli rolü, üç kritik fonksiyondur. Sinyal toplamak, veriyi doğrulamak, çözümü sahaya indirmek. Sinyal toplamak, tarladaki küçük değişimleri erken fark etmektir. Veriyi doğrulamak, bu sinyali standartlaştırıp güvenilir hale getirmektir. Çözümü sahaya indirmek ise müdahale paketlerini üreticiyle birlikte uygulamaya çevirmektir. Bu üçlü doğru çalıştığında, tarımda krizler büyümeden söner.

ANAÇİM’in saha döngüsünde danışmanın yeri bu yüzden stratejiktir. ANAÇİM, “saha, veri, rapor, karar, uygulama, izleme” zincirini kurarken danışmanı yalnızca veri toplayan değil, veri kalitesini yükselten ve çözüm hızını artıran bir rol olarak konumlandırır. Çünkü veri kalitesi danışmanın performansına bağlıdır. Sahada doğru ölçüm yapılmıyorsa, kayıt standardı yoksa, doğrulama disiplini kurulmamışsa, merkezde yapılan analiz yanlış çıkar. Yanlış analiz, yanlış öncelik üretir. Yanlış öncelik de kaynak israfı ve güven kaybı demektir. Bu nedenle danışman performansı, doğrudan karar kalitesini belirler.

Danışman performansını belirleyen üç temel unsur vardır. Birincisi standart iş tanımıdır. Danışmanın hangi göstergeleri, hangi sıklıkta, hangi yöntemle toplayacağı net değilse performans ölçülemez. İkincisi yetkinlik ve araç setidir. Danışman, su stresi, hastalık ve zararlı, toprak sağlığı, maliyet analizi, pazar erişimi ve sözleşmeli modeller gibi başlıklarda sahaya uygulanabilir bilgiye sahip olmalıdır. Ayrıca basit ama etkili dijital araçlarla, tablet, uygulama, fotoğraf kaydı, konum verisi, saha formu gibi araçlarla çalışmalıdır. Üçüncüsü geri bildirim ve ödüllendirme sistemidir. Danışman sahadan veri üretir ama bu veri işlenmez ve sahaya geri dönmezse motivasyon düşer. Etkiyi gören danışman, daha iyi veri üretir. Etkiyi görmeyen danışman, zamanla rutinleşir. Bu nedenle danışmanlık sistemi, öğrenen bir döngü olarak tasarlanmalıdır.

Tarım danışmanlığının kurumsal sinir sistemi olması, sadece “bilgi akışı” değil, aynı zamanda “refleks süresi” demektir. Danışman, sahadaki sinyali zamanında toplar ve doğrularsa, merkezde karar gecikmez. Karar gecikmezse, uygulama penceresi kaçmaz. Tarımda zamanlama, çoğu zaman her şeydir. Hastalıkta erken müdahale, geç müdahaleye göre çok daha düşük maliyetle çok daha yüksek etki üretir. Su yönetiminde erken uyarı, verim kaybını azaltır. Maliyet baskısında erken tespit, üreticinin yanlış kararlarla üretimden çekilmesini önler. Pazarda erken sinyal, sözleşmeli satış ve ürün yönlendirmesiyle arz şoklarını yumuşatır. Bu nedenle danışman performansı, sadece bir insan kaynağı metriği değil, ülkenin tarımsal dayanıklılık göstergesidir.

Bu çerçevede ANAÇİM’in danışmanlık modelinde ölçülebilir bir KPI seti şarttır. Veriyi doğru üretmek, sadece rapor sayısı değildir. Veri kalitesi, doğrulama oranı, zamanında bildirim, risk sınıflandırma doğruluğu, sahaya dönüş hızı, uygulama başarısı ve izleme çıktıları gibi göstergelerle ölçülmelidir. Danışman, aynı zamanda çözüm üretiminde de rol almalıdır. Örneğin bir bölgede su baskısı yükseliyorsa, danışman sadece bunu raporlamaz, su verimliliği uygulamalarını devreye almak, ürün deseni uyumu için alternatifleri göstermek, kooperatif bazlı tedarik ve finansman seçeneklerini üreticiye anlatmak gibi somut adımlarla süreci yönetir. Böylece danışman, veri üreten bir aktör olmaktan çıkar, sahada güven üreten bir liderliğe dönüşür.

Elbette danışmanlık kapasitesinin sürdürülebilirliği için kurumsal altyapı gerekir. Eğitim modülleri, sertifikasyon, sürekli gelişim, etik çerçeve, veri güvenliği ve sahada standart uygulama protokolleri net olmalıdır. Danışmanın ürettiği veri, hem üreticinin mahremiyetini hem de ticari itibarı koruyacak şekilde yönetilmelidir. Kötüye kullanım risklerine karşı şeffaf kurallar ve denetim mekanizmaları işletilmelidir. Bu altyapı kurulduğunda danışmanlık, yalnızca bireysel çaba değil, kurumsal kapasite haline gelir.

Sonuç olarak tarım danışmanlığı, sahadaki kurumsal sinir sistemidir. Çünkü sahadan merkeze sinyal taşır, merkezin refleksini hızlandırır, çözümü sahaya indirir ve izleme ile sistemi sürekli iyileştirir. Danışman performansı yükseldikçe veri kalitesi artar. Veri kalitesi arttıkça karar isabeti yükselir. Karar isabeti yükseldikçe çözüm hızı artar. Çözüm hızı arttıkça üretici yalnız kalmaz, piyasa daha dengeli olur, ülkenin gıda arz güvenliği güçlenir. ANAÇİM’in hedeflediği kurumsal akıl, tarımı duygu ve tepkiyle değil, veri ve refleksle yönetmektir. Bu refleksin sahadaki en kritik taşıyıcısı, tarım danışmanıdır.


Yorum Gönder

0 Yorumlar