SAHA, RAPORLA KONUŞURSA POLİTİKA İSABET KAZANIR
Standart formlar,
doğrulama ve sınıflandırma olmadan kıyas mümkün değildir.
Tarımda doğru karar, doğru niyetle değil, doğru bilgiyle
alınır. Sahada her gün yaşanan gerçeklik, çoğu zaman güçlü bir deneyim birikimi
üretir, ancak bu birikim rapora dönüşmediğinde politika masasında etkisini
kaybeder. Çünkü karar mekanizmaları, iyi niyetli anlatılardan çok,
karşılaştırılabilir göstergelerle çalışır. Aynı sorunu iki farklı bölge farklı
kelimelerle anlattığında, merkezde tek bir resim oluşmaz. Oysa saha, raporla
konuştuğunda, yani standart veri diline kavuştuğunda, politika isabet kazanır,
kaynak doğru yere gider, zamanlama doğru kurulur.
ANAÇİM’in temel iddiası, sahayı “şikayet üreten bir alan”
olmaktan çıkarıp “kanıt üreten bir zemin” haline getirmektir. Bunun yolu,
sahadan gelen bilginin üç aşamadan geçmesidir. Standartlaştırma, doğrulama,
sınıflandırma. Bu üçü yoksa kıyas yoktur. Kıyas yoksa önceliklendirme
yoktur. Önceliklendirme yoksa kaynak yönetimi de doğru yapılamaz.
Standart formlar, aynı olayın aynı biçimde ölçülmesini
sağlar. Su stresi, girdi erişimi, maliyet baskısı, verim kaybı, hastalık ve
zararlı yoğunluğu, pazara erişim kırılganlığı, lojistik tıkanma gibi başlıklar,
sahada ortak bir şablonla kayıt altına alınmadığında, veriler birbirini dışlar.
Bir yerde “çok pahalı” denir, diğer yerde “dayanılmaz” denir. İkisi de doğru
olabilir, ama hiçbirinin ölçüsü yoksa karar üretmez. Standart form, sözü
veriyle hizalar, aynı soru setiyle aynı göstergeleri toplar, bölgeden bölgeye
karşılaştırmayı mümkün kılar.
Doğrulama, sistemin güven katmanıdır. Sahadan gelen veri, tek
bir kanaldan geliyorsa yanıltılabilir. Bazen algı gerçekliğin önüne geçer,
bazen münferit olay genel bir sorun gibi görünür, bazen de eksik kayıt hatalı
sonuca götürür. Bu nedenle ANAÇİM modelinde veri, yerinde kontrol, çapraz
kaynak teyidi ve tutarlılık kontrolleriyle süzülmelidir. Üretici beyanı,
danışman gözlemi, sahada ölçülebilir bulgular ve mümkün olan yerlerde idari
kayıtlar birbiriyle uyumlu hale getirildiğinde, veri politika için “güvenilir”
bir girdiye dönüşür. Doğrulanmamış bilgi, en hızlı yayılır, ama en pahalı
hatayı üretir.
Sınıflandırma ise veriyi karar diline çeviren aşamadır. Ham
veriler tek başına karar değildir. Karar, verinin anlamlandırılmasıyla oluşur.
Bu nedenle saha bulguları, risk şiddetine göre bantlara ayrılmalıdır. Düşük,
orta, yüksek gibi basit bir bantlama bile, yönetim refleksini hızlandırır.
Ardından öncelik setleri çıkarılır. Hangi havzada su baskısı daha kritik, hangi
bölgede girdi maliyeti üretimi kilitliyor, hangi yerde hastalık baskısı
yayılıyor, hangi üründe pazara erişim zinciri kopuyor. Sınıflandırma, “her yer
aynı sorunları yaşıyor” algısını kırar, “en kritik neresi” sorusuna net yanıt
üretir.
Bu üçlü mekanizma, tarımsal desteklerin etkinliğini de
yükseltir. Çünkü destek politikası, yalnızca bütçe dağıtımı değildir, davranış
tasarımıdır. Hangi desteğin nerede hangi koşulla verileceği, hangi çıktının
beklendiği ve hangi göstergelerle izleneceği netleşmedikçe, destek etki
üretmez. Standart veri seti olmadan performans ölçülemez. Performans ölçülmeden
iyileştirme yapılamaz. ANAÇİM’in rapor dili, tam olarak bu boşluğu kapatır.
Saha raporu, sadece sorun listesi değil, aynı zamanda uygulama sonrası izleme
için bir başlangıç çizgisi olur.
Sahadan merkeze giden veri akışının bir diğer kritik faydası,
politika iletişimini güçlendirmesidir. Tarımda güven, açıklama sayısıyla değil,
açıklamanın dayanağıyla kurulur. Kamu, üretici ve tüketici aynı anda ikna
edilmek isteniyorsa, herkesin anlayacağı ortak bir gerçeklik zemini gerekir. Bu
zemin, doğrulanabilir raporlardır. Rapor dili güçlendikçe, spekülasyon alanı
daralır. Çünkü veri, belirsizliği azaltır, belirsizlik azaldıkça panik
davranışı da zayıflar.
Sonuç olarak, tarımda politika isabeti, sahayı dinlemekle başlar, sahayı ölçmekle olgunlaşır, sahayı raporlamakla karar kalitesine dönüşür. Standart formlar olmadan aynı şeyi ölçemezsiniz. Doğrulama olmadan güven üretemezsiniz. Sınıflandırma olmadan öncelik belirleyemezsiniz. ANAÇİM’in kurduğu sistem, sahayı raporla konuşturur, böylece politika sahaya daha doğru, daha hızlı ve daha adil biçimde döner.

0 Yorumlar