ANAÇİM, SORUN ANLATMA
PLATFORMU DEĞİL ÇÖZÜM ÜRETİM MAKİNESİDİR
Her sorun, uygulanabilir çözüm
paketi ve sorumlu kurum matrisiyle kapanır.
Tarımda en büyük tıkanma, sorunun
bilinmemesi değildir. Sorunun konuşulup çözüme bağlanmamasıdır. Sahada aynı
başlıklar yıllarca tekrar edebilir, su baskısı, maliyet şoku, hastalık ve
zararlı dalgaları, pazara erişim kırılganlığı, iş gücü açığı, lojistik
kayıplar. Bu tekrar, sahadaki umudu aşındırır, kamu kapasitesini reaktif bir
döngüye hapseder, piyasa dalgalanmasını kalıcılaştırır. Anadolu Çiftçi Meclisi,
ANAÇİM, tam da bu kısır döngüyü kırmak için vardır. ANAÇİM’in iddiası, sorun
anlatmak değil, sorunu kapatan bir sistem kurmaktır.
Bir platform, toplantı yapar ve
dağılır. Bir çözüm makinesi ise her toplantıyı çıktıya dönüştürür, çıktıların
sorumluluğunu tanımlar, takvimini kurar, izleme göstergelerini belirler ve
kapanış kriteriyle sonuçlandırır. ANAÇİM’in çalışma dili bu nedenle duygu değil
disiplin üretir. Sahadan gelen her başlık, önce standart veri ile
tanımlanır. Sonra doğrulanır ve sınıflandırılır. Ardından çözüm paketi
tasarlanır. Son adımda da sorumlu kurum matrisi ile görev paylaşımı
netleşir. Böylece mesele, kimin ne dediği değil, kimin neyi ne zaman yapacağı
haline gelir.
Bu yaklaşımın kalbi, “çözüm
paketi” mantığıdır. Bir sorun tek bir öneriyle kapanmaz. Çözüm paketi, aynı
anda birkaç unsuru içerir. Teknik müdahale, finansman mekanizması, mevzuat veya
uygulama düzenlemesi, saha eğitimi, izleme ve iletişim. Örneğin su stresi
konuşuluyorsa, sadece sulama altyapısı değil, ürün deseni uyumu, su verimliliği
teknikleri, su ölçümü ve tahsis disiplini, çiftçi davranışını değiştiren teşvik
tasarımı, yerel uygulama kapasitesi birlikte ele alınmalıdır. Maliyet baskısı
konuşuluyorsa, sadece destek artışı değil, girdi tedarik modeli, toplu alım ve
vadeli finansman, kooperatif pazarlık gücü, sözleşmeli satışla gelir
öngörülebilirliği birlikte kurgulanmalıdır. Hastalık riski konuşuluyorsa,
sadece ilaçlama değil, erken uyarı, entegre mücadele, doğru ürün ve çeşit
seçimi, eğitim, biyolojik çözüm kapasitesi ve saha denetimi birlikte
tasarlanmalıdır.
Çözüm paketinin sahaya inmesi,
sorumlu kurum matrisine bağlıdır. Çünkü tarım problemleri çoğu zaman “çok
aktörlü”dür. Su sorunu su yönetimi birimlerini, tarım teşkilatını, yerel
yönetimleri ve çiftçiyi birlikte ilgilendirir. Pazar sorunu, üreticiyi, kooperatifi,
toptancı hal yapısını, lojistik ağları, perakendeyi ve denetim mekanizmalarını
birlikte etkiler. Bu nedenle ANAÇİM, her başlık için tek bir “genel sorumlu” ve
destekleyici paydaşları netleştiren bir RACI mantığına benzer iş bölümü
kurmalıdır. Kim sorumlu, kim uygulayıcı, kim danışılan, kim bilgilendirilen. Bu
netlik olmadan raporlar birikim olur, sonuç olmaz.
ANAÇİM’in çözüm makinesi
olmasının bir diğer şartı, kapanış kriteridir. Sorunlar, “ele alındı” denilerek
kapanmaz. Kapanış, ölçülebilir göstergelerle olur. Örneğin hastalık baskısı
azaltılacaksa, izleme alanı, yoğunluk göstergesi ve hedef düşüş oranı tanımlanır.
Su verimliliği artırılacaksa, birim alanda su tüketimi, sulama randımanı,
kayıtlı ölçüm oranı gibi göstergeler belirlenir. Maliyet baskısı yönetilecekse,
kritik girdilerde sahadan ölçülen fiyat endeksi, finansmana erişim süresi,
kooperatif toplu alım hacmi gibi ölçüler kullanılır. Böylece ANAÇİM, söylem
üretmez, etki üretir.
Bu sistemin en güçlü tarafı,
çatışma azaltıcı bir zeminde çalışmasıdır. ANAÇİM, kişileri veya kurumları
hedef alan bir dil kurmaz. Süreçleri görünür kılar, veriyi şeffaflaştırır, rol
ve sorumluluğu netleştirir. Bu yaklaşım, sahadaki güveni güçlendirir. Üretici,
“anlatıyorum ama değişmiyor” duygusundan çıkar. Kamu, “yangın söndürme”
modundan “risk yönetimi” moduna geçer. Piyasa, belirsizlikten beslenen
dalgalanma yerine öngörülebilirliğe yaklaşır.
Sonuç olarak ANAÇİM, bir gündem
üretme platformu değil, bir çözüm üretim makinesidir. Çünkü sahadan gelen her
sorunu veriyle tanımlar, doğrular, sınıflandırır. Ardından uygulanabilir çözüm
paketi tasarlar. Sorumlu kurum matrisini ve takvimini kurar. İzleme
göstergeleriyle kapanış kriterini koyar. Tarımda gerçek ilerleme, sorunların
konuşulmasıyla değil, sorunların kapatılmasıyla ölçülür. ANAÇİM’in hedefi,
Türkiye’nin tarımsal karar kalitesini artırırken, sahaya geri dönen somut
sonuçlar üretmektir.

0 Yorumlar