DESTEKLER, GÖSTERGEYE BAĞLANMADIKÇA ETKİ ÜRETMEZ

 

DESTEKLER, GÖSTERGEYE BAĞLANMADIKÇA ETKİ ÜRETMEZ

Ölçülebilir hedef, izlenebilir uygulama, doğrulanabilir çıktı.

Tarımda destek politikası, bütçe dağıtımından ibaret değildir, davranış tasarımıdır. Destek, üreticinin hangi ürünü, hangi yöntemle, hangi risk seviyesinde, hangi pazara dönük üreteceğini belirleyen en güçlü yönlendiricilerden biridir. Ancak destekler, göstergeye bağlanmadığında iyi niyetli bir harcama kalemine dönüşür, sahada kalıcı dönüşüm üretmez. Çünkü etki, paranın büyüklüğüyle değil, paranın hangi hedefe, hangi şartla ve hangi ölçüm sistemiyle bağlandığıyla oluşur.

Bugün en sık yaşanan sorun, hedef ile araç arasındaki kopukluktur. Destek verilir ama hedef tanımı net değildir. Hedef tanımı olsa bile uygulama izlenmez. Uygulama izlense bile çıktı doğrulanmaz. Bu üç kopukluk, desteklerin sonuç üretmesini engeller. Üretici açısından destek, öngörülebilir bir üretim planına dönüşmez. Kamu açısından destek, performansı ölçülen bir yatırım aracı olmaz. Piyasa açısından da destek, arz istikrarı ve fiyat dengesi üreten bir mekanizma haline gelemez.

Etkili bir destek mimarisi üç ayak üzerinde yükselir. Birincisi ölçülebilir hedeftir. Hedef, genel bir cümle değil, sayısallaştırılmış bir sonuç olmalıdır. Örneğin su verimliliği hedefleniyorsa, birim alanda su kullanımında belirli bir iyileşme, sulama randımanında artış, ölçüm yapılan parsel oranında yükseliş gibi net göstergeler tanımlanmalıdır. Verimlilik hedefleniyorsa, belirli bir ürün grubunda dekara verim artışı, kayıp oranı düşüşü, kalite sınıfı iyileşmesi gibi ölçüler belirlenmelidir. Hedef netleşmeden, destek sadece niyet beyanı olur.

İkincisi izlenebilir uygulamadır. Destek, başvuruyla bitmemelidir. Uygulama sahada takip edilmelidir. Hangi üretici hangi uygulamayı yaptı, hangi tarihte yaptı, hangi girdi kullanıldı, hangi eğitim alındı, hangi teknik danışmanlık sağlandı. Bu adımlar izlenmediğinde, desteklerin sahada gerçekten davranış değiştirip değiştirmediği anlaşılamaz. İzleme yapılmadığında sistem, en iyi ihtimalle varsayımla yönetilir.

Üçüncüsü doğrulanabilir çıktıdır. Çıktı doğrulanmadığında, iyi görünen raporlar gerçek etkiyle karışır. Örneğin hastalık ve zararlı riskini azaltmaya dönük bir destek verildiyse, sahada yoğunluk göstergesi düşmüş mü, kayıp oranı azalmış mı, kalite artmış mı, üretici gelirinde istikrar oluşmuş mu. Bu sonuçlar ölçülmüyor ve doğrulanmıyorsa, destek gerçek hedefe hizmet edip etmediği bilinmeyen bir maliyete dönüşür.

ANAÇİM’in yaklaşımı, destekleri “kitle dağıtımı” mantığından çıkarıp “risk ve gösterge temelli” bir yönetişim aracına çevirmektir. Bunun için önce sahadan gelen veriyle bölgesel ihtiyaç netleştirilir. Sonra her destek kalemi için göstergeler, eşikler ve hedefler tanımlanır. Ardından uygulama, sahada standart formlarla izlenir. Son olarak sonuçlar doğrulanır ve bir sonraki dönem tasarımına geri besleme yapılır. Böylece destek politikası, yıllık tekrar eden bir rutin olmaktan çıkar, her dönem daha isabetli hale gelen öğrenen bir sistem olur.

Bu çerçevede en kritik tasarım unsurlarından biri, desteklerin “zamanlama” disiplinidir. Tarımda geç verilen destek, doğru bile olsa etkisini kaybeder. Girdi alımı, ekim, sulama, hastalık dönemi, hasat, depolama gibi aşamalar belirli takvimlere bağlıdır. Gösterge temelli sistem, aynı zamanda takvim temellidir. Risk göstergesi belirli bir seviyeyi aşınca, müdahale penceresi açılır. Bu pencere kaçırılırsa, maliyet büyür, etki düşer.

Bir diğer kritik konu, desteklerin pazarla ilişkisidir. Üretim kararını pazar sinyaliyle hizalamayan destekler, arz fazlası veya arz açığı riskini büyütür. Gösterge temelli destek modeli, sadece üretimi değil, pazara erişimi de ölçmelidir. Sözleşmeli satış oranı, ürün kabul standartlarına uyum, lisanslı depoya giriş, soğuk zincire erişim, lojistik kayıp oranı gibi göstergeler, desteklerin gerçek piyasa etkisini görmeyi sağlar.

Sonuç olarak, destekler göstergeye bağlanmadıkça etki üretmez. Etki üretmeyen destek ise hem üreticinin güvenini aşındırır hem de kamunun kaynak verimliliğini düşürür. Doğru çözüm, ölçülebilir hedef, izlenebilir uygulama ve doğrulanabilir çıktı üçlüsünü tek bir sistemde birleştirmektir. ANAÇİM’in kurduğu akıl, tarım desteklerini sahadaki gerçek ihtiyaçla buluşturan, uygulamayı izleyen, sonucu doğrulayan ve her dönem kendini iyileştiren bir yönetişim standardı üretmeyi hedefler. Bu standart kurulduğunda destek, harcama olmaktan çıkar, ülkenin tarımsal dayanıklılığını büyüten stratejik bir yatırım aracına dönüşür.


Yorum Gönder

0 Yorumlar